Hasta mahpusların durumu neden ayrı değerlendirilir?
Ceza infaz kurumlarında bulunan herkesin sağlık hizmetlerine erişim hakkı vardır. Ancak bazı mahpuslar ileri yaş, ağır hastalık, kanser, kalp yetmezliği, felç, demans, nörolojik rahatsızlıklar veya başka ciddi sağlık sorunları nedeniyle özel korumaya ihtiyaç duyabilir. Bu kişiler bakımından mesele yalnızca tedavi görmek değildir; cezaevi koşullarının sağlık durumuyla bağdaşır olup olmadığı da önem taşır.
Anayasa Mahkemesi birçok kararında, devletin gözetimi altındaki kişilerin sağlıklarının korunması konusunda özel bir özen yükümlülüğü bulunduğunu vurgulamaktadır. Bu nedenle hasta mahpusların cezaevinde tutulması, sıradan sağlık şikâyetlerinden farklı olarak değerlendirilmektedir.
AYM sağlık gerekçeli başvurularda neye bakıyor?
AYM, öncelikle başvurucunun sağlık durumunun gerçekten ciddi nitelikte olup olmadığını inceler. Bunun için sağlık kurulu raporları, uzman hekim görüşleri, hastane kayıtları, Adli Tıp Kurumu değerlendirmeleri ve diğer tıbbi belgeler dikkate alınır.
Daha sonra mahpusun mevcut sağlık durumunun cezaevi koşullarıyla bağdaşır olup olmadığı araştırılır. Bir kişinin hasta olması tek başına tahliye edilmesini gerektirmez. Ancak hastalığın niteliği, ihtiyaç duyulan bakım düzeyi ve cezaevinin bu ihtiyaçları karşılayıp karşılayamadığı önem taşır.
Cezaevi koşullarının sağlık durumuyla bağdaşması ne demektir?
Bir mahpusun hastalığı düzenli takip, özel bakım, sürekli gözetim veya sık hastane erişimi gerektiriyorsa cezaevi koşullarının bu ihtiyaçları karşılayabilmesi gerekir. Örneğin hareket kabiliyeti ciddi biçimde kısıtlanmış, günlük yaşam faaliyetlerini tek başına sürdüremeyen veya sürekli tıbbi destek gerektiren kişiler bakımından cezaevi koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.
AYM kararlarında yalnızca hastalığın adı değil, hastalığın mahpusun günlük yaşamına etkisi de önem taşımaktadır. Aynı teşhise sahip iki kişinin durumu farklı sonuçlara yol açabilir. Bu nedenle değerlendirme bireysel yapılmalıdır.
Sağlık kurulu ve uzman raporları neden önemlidir?
Hasta mahpus başvurularında en önemli delillerden biri sağlık kurulu raporlarıdır. Uzman hekim görüşleri, üniversite hastanelerinin değerlendirmeleri ve Adli Tıp Kurumu raporları karar sürecinde belirleyici rol oynayabilir.
AYM, idare veya mahkemelerin bu raporları dikkate almadan karar vermesini sorunlu bulabilmektedir. Özellikle cezaevinde kalmaya elverişli olup olmadığı konusunda uzman değerlendirmeleri mevcutken bunların göz ardı edilmesi ihlal sonucuna yol açabilir.
Tedaviye erişim neden anayasal önem taşır?
Mahpusun ihtiyaç duyduğu muayene, ilaç, ameliyat, tetkik veya hastane sevklerine erişebilmesi gerekir. Tedaviye erişimin gereksiz yere geciktirilmesi yalnızca sağlık hakkını değil, bazı durumlarda kötü muamele yasağını da ilgilendirebilir.
AYM kararlarında özellikle uzun süre ertelenen sevkler, gerekli uzman muayenelerinin yaptırılmaması, ilaç tedavisinin aksaması veya sağlık durumunun yeterince takip edilmemesi önem taşımaktadır. Devlet, gözetimi altındaki kişinin sağlık hizmetlerine fiilen ulaşabilmesini sağlamakla yükümlüdür.
İnfazın ertelenmesi ve tahliye talepleri nasıl incelenmelidir?
Sağlık nedeniyle yapılan infazın ertelenmesi veya tahliye talepleri yalnızca genel ifadelerle reddedilemez. Başvurucunun güncel sağlık durumu, uzman raporları ve cezaevi koşullarının yeterliliği birlikte değerlendirilmelidir.
AYM’ye göre şablon gerekçelerle verilen ret kararları yeterli değildir. Karar mercileri, neden cezaevinde kalınabileceğini veya neden tahliye koşullarının oluşmadığını somut biçimde açıklamalıdır.
Hangi durumlarda ihlal kararı verilebilir?
Ciddi hastalığın tıbben değerlendirilmemesi, uzman raporlarının dikkate alınmaması, cezaevi koşullarının sağlık durumuyla bağdaşmaması, tedaviye erişimin geciktirilmesi veya sağlık gerekçeli tahliye taleplerinin yüzeysel biçimde reddedilmesi hâlinde AYM ihlal kararı verebilir.
Özellikle ağır hastalığa rağmen gerekli bakım sağlanamıyorsa veya kişinin sağlık durumu cezaevi koşullarında ciddi biçimde kötüleşiyorsa kötü muamele yasağı yönünden de değerlendirme yapılabilmektedir.
Hangi durumlarda ihlal kararı verilmeyebilir?
Uzman raporları mahpusun cezaevinde kalmasının sağlık bakımından uygun olduğunu gösteriyorsa ve gerekli tedavi düzenli biçimde sağlanıyorsa AYM ihlal sonucuna ulaşmayabilir.
Ayrıca başvurucunun iddialarını tıbbi belgelerle desteklememesi, sağlık durumuna ilişkin somut veri sunmaması veya sağlık hizmetlerine erişimde ciddi bir aksama bulunmaması da ihlal bulunmamasına yol açabilir.
Cezaevinde kalamaz raporu alınması otomatik tahliye sağlar mı?
Hayır. Kamuoyunda sıkça kullanılan "cezaevinde kalamaz raporu" ifadesi önemli olmakla birlikte her durumda otomatik tahliye anlamına gelmez. Ancak bu tür raporlar değerlendirme sürecinde çok güçlü delil niteliği taşır ve karar mercilerinin bunları ayrıntılı biçimde incelemesi gerekir.
AYM açısından önemli olan nokta, raporun varlığı kadar raporun içeriğinin nasıl değerlendirildiği ve kişinin sağlık durumunun özgürlüğünden yoksun bırakılmaya devam edilmesiyle bağdaşıp bağdaşmadığıdır.
Sonuç
Hasta mahpusların cezaevinde tutulması meselesi yalnızca sağlık hizmetine erişim sorunu değildir. Aynı zamanda insan onuru, kötü muamele yasağı ve devletin koruma yükümlülüğüyle doğrudan bağlantılıdır.
AYM kararları, ciddi sağlık sorunları bulunan mahpuslar bakımından bireysel değerlendirme yapılması gerektiğini; uzman raporlarının dikkate alınmasını, tedaviye erişimin sağlanmasını ve tahliye veya infaz erteleme taleplerinin etkili şekilde incelenmesini zorunlu görmektedir.
İlgili İçtihat Rehberi
Bu konuda daha ayrıntılı değerlendirme için Sağlık Durumuna Rağmen Cezaevinde Tutulma İçtihat Rehberi incelenebilir. Rehberde AYM kararlarından çıkarılan ihlal ve ihlal olmadığı kuralları birlikte gösterilmektedir.
İlgili İçtihat Rehberi
Konuya ilişkin ayrıntılı ölçütler için Sağlık Durumuna Rağmen Cezaevinde Tutulma İçtihat Rehberi incelenebilir. Rehberde Anayasa Mahkemesi kararlarından çıkarılan temel ilkeler ve benzer başvurularda dikkat edilen ölçütler birlikte gösterilmektedir.