
MEHMET SEYMAN BAŞVURUSU
⚖️ İlgili İçtihat Rehberi
Bu karar, Mahsup ve Fazla İnfaz İçtihat Rehberi içinde incelenmektedir. Rehberde, bu kararın hangi içtihat kuralını desteklediği ve AYM'nin benzer olaylarda nasıl değerlendirme yaptığı açıklanmaktadır.
Başvuru konusu
Başvuru, mahsup talebinin reddedilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Karar özeti
Başvurucunun mahsup talebinin reddi üzerine yapılan şikayet sonrasında, iki günlük gözaltı süresi mahsup edilerek yeni müddetname düzenlenmiş ve bu nedenle ihlal ile sonuçları ortadan kalkmıştır. Bu sebeple Anayasa Mahkemesi, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan neden kalmadığı gerekçesiyle başvurunun düşmesine karar vermiştir.

Bu karar neden önemli?
Mahsup talebinin reddi nedeniyle ileri sürülen kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ihlali iddiasında, sonradan yapılan düzeltmelerin ihlali ortadan kaldırması halinde başvurunun devam ettirilmesinin gereksiz hale gelmesi, hukuki süreçlerin etkinliği ve kaynakların doğru kullanımı açısından önem taşımaktadır.
Benzer başvurularda nelere dikkat edilmeli?
Mahsup talebinin reddi sonrası ortaya çıkan ihlal iddialarında, idari ve yargısal süreçlerde yapılan düzeltmelerin ihlali giderip gidermediği titizlikle incelenmeli; ihlal ve sonuçları ortadan kalkmışsa başvurunun düşürülmesi yönünde karar verilebileceği göz önünde bulundurulmalıdır.
Kararın yanlış sınıflandırıldığını düşünüyorsanız bildirin.

Tahliye, infaz hesabı, koşullu salıverilme / Mahsup ve fazla infaz ile ilgili diğer kararlar
Başvuru, yabancı bir ülke tarafından mahkûmiyetine hükmedilen başvurucunun Hükümlülerin Nakline Dair Avrupa Sözleşmesi gereğince nakledildiği Türkiye'de atılı suç yönünden hüküm giydiği ceza miktarından daha uzun süre ceza infazına maruz kaldığı gerekçesiyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, bihakkın tahliye tarihinin yanlış hesaplanması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru; mahsup edilecek sürenin hatalı hesaplanması sonucu fazladan hapis yatıldığı gerekçesiyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, savcılık mütalaasının tebliğ edilmediği gerekçesiyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, mahsup talebinin reddedilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvurucu, hakkında verilmiş mahkûmiyet kararlarının infazı sırasında hata yapılarak daha uzun süre cezaevine kapatıldığını, bu sebeple anayasal haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Başvurucu, Suriye’de yakalanarak Türkiye’ye iade edilmesi sonrasında hakkında Türkiye’de verilen cezadan Suriye’de gözaltında kaldığı sürenin mahsup edilmediğini ileri sürerek Anayasa’nın 2. ve 19. maddelerinde belirtilen kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.
Başvuru, mahsup talebinin reddedilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, koşullu salıverilme için ceza infaz kurumunda geçen sürenin üçte iki yerine dörtte üç olarak hesaplanması nedeniyle de suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, konutu terk etmeme adli kontrol tedbiri kapsamında geçen sürelerin hükmolunan hapis cezasından mahsup edilmemesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, konutu terk etmeme adli kontrol tedbirinde geçen sürenin mahkûmiyet hükmündeki süreden mahsup edilmesine ilişkin talebin reddedilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, konutu terk etmeme tedbiri nedeniyle özel hayata saygı hakkının, koşullu salıverilme için ceza infaz kurumunda geçen sürenin üçte iki yerine dörtte üç olarak hesaplanması nedeniyle de suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, mahsup talebinin kabul edilmemesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.