
HİKMET KALE BAŞVURUSU (4)
⚖️ İlgili İçtihat Rehberi
Bu karar, Mahsup ve Fazla İnfaz İçtihat Rehberi içinde incelenmektedir. Rehberde, bu kararın hangi içtihat kuralını desteklediği ve AYM'nin benzer olaylarda nasıl değerlendirme yaptığı açıklanmaktadır.
Başvuru konusu
Başvuru, bihakkın tahliye tarihinin yanlış hesaplanması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Karar özeti
Başvurucu Hikmet Kale, müebbet ağır hapis cezası almış ve bihakkın tahliye tarihinin yanlış hesaplandığını iddia etmiştir. Ceza infaz kurumunun tahliye süresini 36 yıl yerine 40 yıl üzerinden hesaplayarak tahliye tarihini uzattığını, bu durumun kişi hürriyeti ve güvenliği hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüştür. İnfaz mahkemeleri başvurucunun itirazlarını reddetmiş, başvurucu bireysel başvuruda bulunmuştur. Anayasa Mahkemesi, başvurucunun ileri sürdüğü tahliye tarihinin henüz gelmemiş olması ve koşullu salıverilme ihtimalinin bulunması nedeniyle güncel bir hak ihlali yaşanmadığına karar vermiştir. Bu nedenle başvurunun kişi bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna hükmedilmiştir.

Bu karar neden önemli?
Bu karar, ceza infaz sürelerinin hesaplanması ve tahliye tarihleri konusunda ileri sürülen hak ihlali iddialarında başvurucunun güncel ve doğrudan mağduriyetinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde emsal teşkil etmektedir. Özellikle, gelecekte gerçekleşebilecek ihlal iddialarının bireysel başvuru kapsamında kabul edilebilmesi için somut ve yakın bir mağduriyetin varlığı gerektiğini ortaya koyması bakımından önemlidir.
Benzer başvurularda nelere dikkat edilmeli?
1) Tahliye tarihine ilişkin resmi belgelerin ve müddetnamelerin eksiksiz ve doğru şekilde dosyaya eklenmesi; 2) İnfaz mahkemesi kararlarının ve itiraz süreçlerinin belgelenmesi; 3) Güncel ve doğrudan mağduriyetin açıkça ortaya konması; 4) Başvurunun süresi içinde yapılması; 5) Potansiyel veya gelecekteki ihlal iddialarının somut ve yakın zarar ihtimaline dayandırılması.
Kararın yanlış sınıflandırıldığını düşünüyorsanız bildirin.

Tahliye, infaz hesabı, koşullu salıverilme / Mahsup ve fazla infaz ile ilgili diğer kararlar
Başvuru, yabancı bir ülke tarafından mahkûmiyetine hükmedilen başvurucunun Hükümlülerin Nakline Dair Avrupa Sözleşmesi gereğince nakledildiği Türkiye'de atılı suç yönünden hüküm giydiği ceza miktarından daha uzun süre ceza infazına maruz kaldığı gerekçesiyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, mahsup talebinin reddedilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru; mahsup edilecek sürenin hatalı hesaplanması sonucu fazladan hapis yatıldığı gerekçesiyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, savcılık mütalaasının tebliğ edilmediği gerekçesiyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, mahsup talebinin reddedilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvurucu, hakkında verilmiş mahkûmiyet kararlarının infazı sırasında hata yapılarak daha uzun süre cezaevine kapatıldığını, bu sebeple anayasal haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Başvurucu, Suriye’de yakalanarak Türkiye’ye iade edilmesi sonrasında hakkında Türkiye’de verilen cezadan Suriye’de gözaltında kaldığı sürenin mahsup edilmediğini ileri sürerek Anayasa’nın 2. ve 19. maddelerinde belirtilen kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.
Başvuru, mahsup talebinin reddedilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, koşullu salıverilme için ceza infaz kurumunda geçen sürenin üçte iki yerine dörtte üç olarak hesaplanması nedeniyle de suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, konutu terk etmeme adli kontrol tedbiri kapsamında geçen sürelerin hükmolunan hapis cezasından mahsup edilmemesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, konutu terk etmeme adli kontrol tedbirinde geçen sürenin mahkûmiyet hükmündeki süreden mahsup edilmesine ilişkin talebin reddedilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, konutu terk etmeme tedbiri nedeniyle özel hayata saygı hakkının, koşullu salıverilme için ceza infaz kurumunda geçen sürenin üçte iki yerine dörtte üç olarak hesaplanması nedeniyle de suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, mahsup talebinin kabul edilmemesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.