
MEHMET FATİH SÖNMEZ BAŞVURUSU
⚖️ İlgili İçtihat Rehberi
Bu karar, Mahsup ve Fazla İnfaz İçtihat Rehberi içinde incelenmektedir. Rehberde, bu kararın hangi içtihat kuralını desteklediği ve AYM'nin benzer olaylarda nasıl değerlendirme yaptığı açıklanmaktadır.
Başvuru konusu
Başvuru, fazladan infaz edilen ceza nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkindir.
Karar özeti
Başvurucunun fazladan infaz edilen 98 günlük sürenin mahsubu talebi İnfaz Hâkimliği tarafından kabul edilerek mahsup edilmiştir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden kalmadığı gerekçesiyle başvurunun düşmesine karar vermiştir.

Bu karar neden önemli?
Karar, fazladan infaz edilen cezanın mahsubu yoluyla giderilmesinin, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ihlali iddialarının ortadan kalkmasına yol açtığını göstermektedir. Bu durum, benzer başvurularda iddianın esastan incelenebilmesi için mahsubun yapılmamış veya mümkün olmaması gerektiğini ortaya koymaktadır.
Benzer başvurularda nelere dikkat edilmeli?
Fazladan infaz edilen sürenin mahsubu talebinin ilgili mercilerce kabul edilip edilmediği dikkatle incelenmelidir. Mahsup yapılmışsa, Anayasa Mahkemesi başvuruyu esastan incelemeyebilir. Ayrıca, başvurunun Anayasa'nın uygulanması veya temel hakların kapsamının belirlenmesi gibi özel bir durum içermesi gerekmektedir.
Kararın yanlış sınıflandırıldığını düşünüyorsanız bildirin.

Tahliye, infaz hesabı, koşullu salıverilme / Mahsup ve fazla infaz ile ilgili diğer kararlar
Başvuru, yabancı bir ülke tarafından mahkûmiyetine hükmedilen başvurucunun Hükümlülerin Nakline Dair Avrupa Sözleşmesi gereğince nakledildiği Türkiye'de atılı suç yönünden hüküm giydiği ceza miktarından daha uzun süre ceza infazına maruz kaldığı gerekçesiyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, bihakkın tahliye tarihinin yanlış hesaplanması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, mahsup talebinin reddedilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, mahsup edilecek sürenin hatalı hesaplanması sonucu fazladan hapis yatıldığı gerekçesiyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, savcılık mütalaasının tebliğ edilmediği gerekçesiyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, mahsup talebinin reddedilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvurucu, hakkında verilmiş mahkûmiyet kararlarının infazı sırasında hata yapılarak daha uzun süre cezaevine kapatıldığını, bu sebeple anayasal haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Başvurucu, Suriye’de yakalanarak Türkiye’ye iade edilmesi sonrasında hakkında Türkiye’de verilen cezadan Suriye’de gözaltında kaldığı sürenin mahsup edilmediğini ileri sürerek Anayasa’nın 2. ve 19. maddelerinde belirtilen kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.
Başvuru, mahsup talebinin reddedilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, koşullu salıverilme için ceza infaz kurumunda geçen sürenin üçte iki yerine dörtte üç olarak hesaplanması nedeniyle de suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, konutu terk etmeme adli kontrol tedbiri kapsamında geçen sürelerin hükmolunan hapis cezasından mahsup edilmemesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, konutu terk etmeme adli kontrol tedbirinde geçen sürenin mahkûmiyet hükmündeki süreden mahsup edilmesine ilişkin talebin reddedilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, konutu terk etmeme tedbiri nedeniyle özel hayata saygı hakkının, koşullu salıverilme için ceza infaz kurumunda geçen sürenin üçte iki yerine dörtte üç olarak hesaplanması nedeniyle de suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.