
CAN GÜZCAN BAŞVURUSU
⚖️ İlgili İçtihat Rehberi
Bu karar, Fazla Tutma ve Tazminat İçtihat Rehberi içinde incelenmektedir. Rehberde, bu kararın hangi içtihat kuralını desteklediği ve AYM'nin benzer olaylarda nasıl değerlendirme yaptığı açıklanmaktadır.
Başvuru konusu
Başvuru, ceza infaz kurumunda fazladan tutulma nedeniyle açılan davada ödenen tazminatın yetersiz olması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Karar özeti
Başvurucu, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanmış ve mahkûmiyet kararı verilmiştir. Ancak, ceza infaz kurumunda hükümlülük süresinden fazla, toplamda 128 gün fazladan tutulduğu tespit edilmiştir. Başvurucu, bu fazladan tutulma nedeniyle açtığı tazminat davasında mahkemelerce kendisine ödenen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğunu ileri sürmüştür. Anayasa Mahkemesi, başvurucunun kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine karar vermiş, ancak tazminat miktarının somut olayın şartlarında tazminat hakkının özünü zayıflatacak kadar düşük olduğu sonucuna varmıştır. Bu nedenle, ihlalin sonuçlarının giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasına ve tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

Bu karar neden önemli?
Bu karar, ceza infaz kurumunda hukuka aykırı olarak fazladan tutulan kişilerin uğradığı zararların tazmin edilmesinde tazminat miktarının somut olayın koşullarına uygun, yeterli ve orantılı olması gerektiğini vurgulamaktadır. Ayrıca, tazminat miktarının yetersiz olması halinde kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edilmiş sayılacağı ve bu durumun yeniden yargılama ile giderilmesi gerektiği yönünde önemli bir emsal teşkil etmektedir.
Benzer başvurularda nelere dikkat edilmeli?
1) Fazladan tutulma süresinin kesin ve resmi belgelerle kanıtlanması; 2) Tazminat talebinde maddi ve manevi zararların açıkça belirtilmesi; 3) Tazminat miktarının somut olayın koşullarına uygun ve orantılı şekilde talep edilmesi; 4) İlgili mahkeme kararlarının ve istinaf süreçlerinin dikkatle takip edilmesi; 5) Başvuru süresi ve usul kurallarına riayet edilmesi.
Kararın yanlış sınıflandırıldığını düşünüyorsanız bildirin.

Tahliye, infaz hesabı, koşullu salıverilme / Fazla tutma ve tazminat ile ilgili diğer kararlar
Başvuru, ceza infaz kurumunda fazladan tutulma nedeniyle açılan davada ödenen tazminatın yetersiz olması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, haksız tutuklamadan kaynaklanan zararların tazmin edilmesi talebiyle açılan davada hükmedilen miktarın yetersiz olması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, yabancı bir ülke tarafından mahkûmiyetine hükmedilen başvurucunun Hükümlülerin Nakline Dair Avrupa Sözleşmesi gereğince nakledildiği Türkiye'de atılı suç yönünden hüküm giydiği ceza miktarından daha uzun süre ceza infazına maruz kaldığı gerekçesiyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, hukuka aykırı olarak düzenlendiği iddia edilen müddetnameye itirazın reddi nedeniyle suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, açık ceza infaz kurumuna ayrılma ve buna bağlı olarak denetimli serbestlik tedbirinden yararlanma talebinin reddedilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı, adil yargılanma hakkı, eğitim hakkı ve kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, bihakkın tahliye tarihinin yanlış hesaplanması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, koşullu salıverilmenin geri alınması kararının hukuka aykırı olarak uygulanması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, çocuğu olan başvurucunun denetimli serbestlik tedbirinden iki yıl süreyle yararlanma talebinin reddedilmesi nedeniyle aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, mahsup talebinin reddedilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, açık ceza infaz kurumuna ayrılma ve buna bağlı olarak denetimli serbestlik tedbirinden yararlanma talebinin reddedilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.